Orta Asya_2015

Altı Ülke 7.500km süren Akçakoca – Bişkek yolculuğum tam da planladığım rota ve sürede sona erdi.

Gürcistan Rusya Kazakistan Özbekistan Tacikistan Kırgızistan kapak_fotog Rota Orta Asya

https://goo.gl/maps/qkTYc

 

1.Gün:

Akçakoca-Hopa 1.100km

İlk gün biraz stresli ve gergin başladı tüm diğer turlar gibi. Eksik var mı acaba? Unutulmaması gereken malzemeler, Pasaport Ruhsat çantada olmasına rağmen 1 km sonra seyir halinde depo üstü çantadan kontrol hamlesi v.s… Ama en önemli şeyi unuttum Karıma Allahaısmarladık demeyi….

Sonradan bakınca gerginliğim fotografa yansımış…

dsc_0011_2 dsc_0016_2

Kilometre yaptıkça stres gitti yerini Midland intercom sayesinde keyife bırakmaya başladı. 14 saat motor üzerinde, 1100 km yol sonrası Sarp sınır kapısı dibinde Hopa’dayız. Yolun büyük bir bölümünü yağmur altında yaptık. Bir ara tamamen durmak zorunda kaldık.  4 kes yağmurluğu giyip çıkardım, defalarca ıslandım kurudum. Bu rotada çok radar var, 4-5 kez radardan yırttık karşı şerittekiler uyarmasa en az ikisi pişti. Haidenau Scout K60 lar ıslak zeminde de iyi, hatta oldukça iyi.

Hopa öğretmen evi çok kötü bakımsız ve küf kokuyor. İlk verilen odanın kapısından içeri bile giremedim. Yağmur olmasa dışarda çadır kuracağım. 

 

_IMG_000000_000000

 

2.Gün:

Hopa-Gudauri (Gürcistan)  500km

Batum sınır geçişi hala aynı, beş Türk gümrük noktasında yapılan işi Gürcistan tarafında bir tek bayan yapıyor. Araç Plaka Kaydı-Harç Pulu Alma-Harç Pulunu Polise Pasaport ile Gösterme-Hatırlamadığım 4. Aşama- Son olarak 5. Aşama Plakanın Düşülmesi.

Benzinlikte çalışanlar bile Türkçe konuşuyor, ama Laz şivesi ile sınır komşularının etkisinde kalmışlar….

İntercom çok keyifli. Şöyle konuşmalar geçiyor aramızda, “Ahmet hızlansana neden yavaş gidiyorsun”, “Abi radar vardı mini görmedin mi?”,  “Nerede mini etekli görmedim”, “Abi ne mini eteği mini marka polis otosu radar radar diyorum….”

Batum Tiflis arasını yağmur altında geldik. Tiflis sonrası Gudauri’ye kadar hava mükemmeldi ve Kafkas dağları arasından mükemmel manzaralı yollardan geçtik. Bana Alpleri hatırlattı. Dağlarda hala kar olması keyfimizi katladı. Günü Gudauri zirvesinde kamp atarak tamamladık. Bu gün sadece 500 km yol yapabildik….. Zirveye beş km kala 1200 Tenere’nin benzini bitti, yavaş gidince çok yakıyor….Oteller bölgesine gidip benzini alıp döndüm. Gudauri bir kayak merkezi ve birçok otel var. Geceliği 20 dolar civarında kalınabiliyor ama çadırınız varsa en güzeli çadırda kalmak. Gudauri benzinlikte çok güzel birde market var. Tüm kamp ihtiyacınızı oradan karşılayabilirsiniz. 

Islakları Kurutmak lazım. En iyi yöntem rüzgara karşı sermek….

dsc_0016

Gürcistan Sarp Sınır Kapısı sonrası ilk km’ler. Buradan hala Operatörler çekiyor. Son Telefon görüşmeleri ve yurt dışı paket onayları için kısa bir mola…..

dsc_0019

Benzin 2.09 lari. Yaklaşık 1 dolar.

dsc_0020

Hava kararmadan çok önce çadırımızı kurmuştuk bile…

dsc_0093_2

iki sefer gelip te burada kamp yapmamanın acısını bu akşam çıkardım, trangia da sıcak çorba,  sucuklu yumurta yaptık, iftarı bekledik, ama ezan yok, Mustafa abiye ben okuyayım dedim okumaya başladım kızdı……

dsc_0059_2 dsc_0091_2

Islak odunlardan zorla da olsa yaktığımız kamp ateşimiz de mükemmeldi……

dsc_0072_2

dsc_0022

3.Gün:

Gudauri-Yashkul (Rusya) 700km

Sabah süper bir manzara eşliğinde uyandık. Güney Kafkaslar….

dsc_0024
Vladikafkas à 70 km kadar kalmıştı. Gürcü-Rus askeri yolu üzerinden, Gürcü-Rusya Dostluk anıtı ve Jvari geçiti sonrasında Rusya sınır geçişine geliyoruz.

dsc_0105 dsc_0102_2 dsc_0101_2 dsc_0108 dsc_0124 dsc_0127  dsc_0162

Yollar iki sene önce çok bozuktu. Asfaltlanmış. Sadece birkaç yüz metelik bir stablize yol kalmış henüz tamamlanmamış.

dsc_0144_2

Gudairi geçidi asfaltlanmış. Zirve sonrası inişte vasi içinde çok az bir bölüm var oda sorun yaratmıyor. Rusya tarafına geçiş yapmak istemeyenler bile Gürcistanda bu bölgeye kadar gelmeliler.

dsc_0025

 

dsc_0027

 

Gudauri sonrası vadi mükemmel güzellikte, bu kapıdan geçmek büyük keyif. Ama Gürcü çıkışı sonrası Rusya vatandaşları dışındakiler için biraz sıkıntılı bir süreç başlıyor. İki ayrı form dolduruyorsunuz, biri kendiniz için diğeri iki nüsha halinde motor için. Motor için doldurduğunuz evrak Rusça ama içeride ofiste panoya asılı İngilizce örneği var, ona bakarak dolduruyorsunuz. Hiiiiiç acele etmeyin hızlı doldursanızda en az iki saat gümrük görevlisinin kontrolü için bekleyeceksiniz..Belki daha fazla……Tam bize sıra geldi bir belge daha istediler o da Rusça ve iki nüsha,  ad-soyad gideceğin adres ve telefon numarası…..tam bir işkence, diğer ülke vatandaşları daha hızlı geçiyor bu kapıdan.
Ama sabretmek lazım Rusya’da benzin 35 Ruble:-)

dsc_0028

Vladikafkas ilk rüşvetimizi verdik, On dolar,,,, polis şehir içinde durdurdu, önce sarıda geçtin dedi, yok dedik, sonra Mustafa abiye alkol testi yaptı ve alkol var sende de de di..Ben oruç tutuyorum ne alkolü dedi, bir daha üfletti var dedi. Arkadaşım tutmuyor dedi, neden öyle dedi bilmiyorum, bana üfletti sende var alkol dedi. Çattık ya… belli para istiyorlar yarım saat önündeki kağıda bir şeyler karaladı,  sonra iyi yerden yakaladı sizde yeşil sigorta yok dedi, pazarlık mazarlık 100dolardan, toplamda yirmiye bağladık işi aldık evrakları bir nevi sigorta parasını elden direkt polislere vermiş oldu. Çeçenistan başkenti Grozni yakınlarında hava sıcaklığı 35 derecelere çıktı, yağmurlu günleri özler olduk. Wifi li ve klimali bir kafe bulup biraz kendimize geldik. Hava çok sıcak  elbiseleri giyip dışarı çıkmak istemiyoruz. Gece yolculuğu sıcaklık açısından mantıklı fakat yol kalitesini bilmediğimizden çekiniyoruz.

Hazar’ın batısından kuzeye tırmanıyoruz. 29 Haziranda Kazakistan’a geçmiş olacağız, programın çok az gerisinde gidiyoruz. Bu günkü sınır geçişi çok oyaladı bizi oysaki sabah beşte kalkıp altı gibi yola çıkmıştık.

Hasanyurt’tan kuzeye döndüğümüzde öğleden sonraya kalınca güneş tam sol tarafımızda çok kötü vurmaya başladı. Kaskın tereği de fayda etmedi.  Kıyafetleri yazlık moda çevirmekte yetmedi, pantolonu çıkarıp yerine ince normal bir pantolon giydim, koruma sıfır tabi ki.

Yolda kredi kartı ile benzin alınabilecek bir yer bulamadık ama bu bölgede Türkçe bilen, Ahıskalı, Dağıstanlı ve Çeçen bir çok kişiye rastladık benzinliklerin birinde bize yardımcı olup doları bozdular ve ancak benzin alabildik. Türkiye’de eğitim görmüş, iş amaçlı Türkiye’ye gidip gelen birçok kişiye rastladık. Çeçenler anlaşılır şekilde Türkçe konuşabiliyorlar.

Bu bölgede 95 oktan benzin daha ucuz 32 ruble. Büyük yerleşim yerlerinde büyük benzinlikler vardı daha modern onlarda kart geçtiği söylendi ama biz işimizi halletmiştin.  Bir günlük transit geçişte olsa yanınızda mutlaka ruble olması gerekiyor.

Dağıstan sınır geçişi kontrol noktasında 114 km ile radara girmişim, polis çekilen fotoğrafı gösterdi, sadece 4 km ile aşmışım,  dikkat et dedi gönderdi ceza kesmedi. Genelde kontrol noktalarındaki polisler şehir içindekilere göre daha makul davranıyor. Ama sonuçta sürekli rüşvet soruluyor, bizde paramız yok diyoruz. Green kart yaptırmamamız büyük yanlış oldu üç defa soruldu. Hep onu koz gösterip rüşvet istiyorlar.

 

dsc_0029

Son Yılların Dakar şampiyonu KAMAZ’lar bir zamanların Dakar şampiyonu Efsane Tenerelere karşı…..

dsc_0031

Akşam yemeğinden sonra hava biraz serinledi ve gece sürmeme prensip kararımızdan vazgeçip 300 km yaparak günü 700 km ile bitirdik. Hala programın 200 km gerisindeyiz. Muhtemelen yarın sıcaklık 50 dereceleri bulunca fark daha da artacak. Kesinlikle yazlık kıyafetlerle gelmek gerekiyor bu bölgeye özellikle bu tarihlerde.

Yol kalitesi beklemediğimiz kadar iyi. O yüzden gece sürümüne karar verdik zaten. Bu bölgede gündüz sürmenin hiçbir anlamı yok, her taraf çorak ova bir adet ağaç bile yok etrafta gölgesine girebilecek. İki sert kahve ile geceyi gayet iyi tamamladık. Bu gün sabah 6:00 da başlayan sürüş gece 24:00 da tamamlandı. Mola ve sınır geçişlerini düştüğümüzde yaklaşık 14 saat sürüş yapmışız.

dsc_0032

Karşıdaki amcalar bizi neden çekmiyosun dediler kıramadım…

 

dsc_0034

 

4.Gün:

Yashkul-Atyrau (Kazakistan) 600km

Yaskul da tam kavşakta çok temiz ve ucuz Hostel de kaldık. Fiyatı kişi başı 8 dolar, vifi var ama kahvaltı yok.

dsc_0035

Hava sıcaklığı 40 dereceye yükseldi. Pasaport polisinin ofisinde klima var içerisi buz gibi ama biz camın dışındayız. Pasaport verme deliğinden parmaklarımı içeri sokup serinleyebileceğim hiç aklıma gelmezdi. 1200 Tenereye yapılan 5 tl lik dandik yedek depolar bu sıcak havada patlayacak gibi şişti. Benzinin tamamını depolara boşaltmak zorunda kaldık. Benim roto-pax lar verdiğim parayı hak ediyor.

Sınır 70 km öncesi Astrakhan büyük bir şehir, tam ortasından Volga nehri geçiyor, iki defa köprüden üzerinden geçtik, İstanbul boğazı gibi. Su çok temiz berrak kıyısında suya girenler vardı bende girmek çok istedim ama ekibin diğer üyesi istemediğinden devam ettik. Solo turları o yüzden mi tercih ediyor insanlar, istediğini istediğin an yapabiliyorsun.

300 km sonra Kazakistan sınırındayız.  Sınır geçişlerinde verilen en küçük parça kağıtları bile saklamak gerekiyor, bir görevli mutlaka onu sizden isteyecektir.

dsc_0171

Astrakhan hemen çıkışında dubaların üzerindeki köprüden geçtik, motor başına 50 ruble ödedik. Sınır geçiyoruz diye Rublemiz yoktu araçlardan birinde iki dolar karşılığı bozdurduk.

dsc_0179

dsc_0038

 

dsc_0183_2 dsc_0185

Kazakistana girer girmez yol kalitesi değişiyor, 150-200 km hiç kimse yolda düz gidemiyor, motorlar bu çukurlara iyi dayandı. Burayı gece geçmek mümkün değil. Yol Atyrau ya yaklaştıkça daha iyi. Sıcaklık 40 derecenin üzerinde. Louis den aldığım analog termometre ile ölçüyorum sürekli. Atyrau’ya 100 km kala birden sert esen bir rüzgar beni sol şeride attı. Bir müddet kendimi sağa alamadım şansım karşıdan araç gelmiyordu. Etrafta ağaç olmadığından rüzgarın şiddetli estiğini fark etmek te çok zor. 600 km sonra Atyrau ya geldik ve Mustafa abimin pili bitti, artık gidemiyorum dedi ve burada kalmaya karar verdik. Bir müddet benzin istasyonunun içinde klima karşısında kendimize geldik.

 

dsc_0040

Kazakistanda Petrol var…..Uçsuz bucaksız coğrafya

dsc_0043

 

1 Doalr 152 KZT Tenge, 1 lt benzin 136 Tenge…

dsc_0044

Arkamızdan gelen iki motorlu gezgin bizi bitirdi. Bu motorlarla biz şehir içinde gezmeye korkarız adamlar Orta Asya’ya gelmişler. Farın önünde cam yok naylon yapıştırmış. Mandal taşıyor yanında eşyalarını asıp kurutmak için sehir esnasında.

JAWA

dsc_0047 dsc_0049 dsc_0050 dsc_0051

Hemen ural nehri kenarına gidip direkt suya giriyorum. Su biraz bulanık. Halkın girdiği bir plajın karşısından girip nehrin plaj olan tarafına yüzüyorum akıntı çok değil….

dsc_0188_2

Orada tanıştığımız Tlek ve Eduard bizi evlerine davet ettiler. İftarı onlarla açtık…..Kazak aileye konuk olduk, birçok şey paylaştık….Tv de Türk dizileri,  arabasında Türk müzikleri…… Atyrau gece saat 10:00 sıcaklık 32 derece…Atyrau gece kalmak için pahalı bir şehir. Ama merkezde özellikle plajında zaman geçirmek Ural da suya girmek çok keyifliydi. Geceliği kişi başı 50 dolar otele vermek istemediğimizden hemen çıkışında bir tır mola yerinde çadırı kurduk.

dsc_0057 dsc_0058 dsc_0059

 

5.Gün:

Atyrau – Karakalpak (Özbekistan) 550km

Artık tam bir gün programın gerisinde kalmıştık. Buradan da bir günde Nukusa ulaşmamız bizi zorlayacak. Sıcaklık kırk derecelerin üzerine çıkıyor. Yol Atyrau çıkışı beklemediğimiz şekilde düzeldi, umarım böyle gider.

dsc_0062

Beyneu’ya kadar geldik. Yol kalitesi mükemmel bilseydik gece yolculuk yapmayı tercih ederdik. Sabah 10:00 dan sonra sıcaklık 40 dereceler üzerine çıkıyor. Sıcakta 12:30 kadar sürebildik.

Sürekli soyunuyorduk……

 

dsc_0200 dsc_0207

Yol boyu beton otobüs duraklarında dinlenmek biraz olsun serinlemek için durmak zorunda kaldık. Ama pes ettik artık geceyi bekleyeceğiz. Özbekistan sınırına çok az kaldı.

dsc_0063

Mezarlık……

dsc_0064

Meyve Molası….

dsc_0066 dsc_0069

 

Özbek sınırına elli km kala mola verdik sıcağa dayanamadık.  Klimali bir cafede buzlu su içip durduk. Bir müddet sonra Rus biri bayan üç motorlu da girdi kapıdan, onlarda Pamire gidiyorlarmış. Biraz sohbet ettik ardından havanın sıcak olmasına rağmen kalktılar bizde onlarla birlikte kalktık ve Kazakistan’dan en Son benzinimizi Beyneu dan 92 oktan olarak aldık. Özbekte benzin oktan çok daha düşükmüş 80 oktan.

dsc_0210_2

Rus Bayan……

dsc_0074

Diğer İki Rus Erkek arkadaşı…..

dsc_0075

Son 80km tam bir eziyet oldu bizim için, yayla yolu çok daha iyidir…Mustafa abi daha yolun üçte birini bile gitmeden mola verelim dedi, Ahmet ne kadar kaldı dedi, bende daha var başındayız dedim, “Az kaldı de bana, çok var dema bana” deyip durdu…. Yol her iki ülke sınırlarına 80-100 km yakınına kadar kötü sonrasında daha iyi.

dsc_0076 dsc_0077

 

dsc_0219

Sonunda sınırdaydık kazak kapıyı çabuk geçtik ama Özbek’ten geçmek çok kolay olmadı….Tüm çantalar ve eşyalar havalimanlarındaki gibi x-ray’den geçti. Montlar dahil. Motordan çantaları söküp tekrar bağlamak tam bir işkence…Bir sürü prosedür ve hiçbiri İngilizce değil….Neyse ki anlaşabiliyoruz.  Bu ülke vizesini de almak büyük sorun olmuştu bizim için. Hava tamamen karardı ve biz hala ülkeye giremedik, en yakın yerleşim yerine bile ulaşamayacağız.  Yol kenarı bir yere çadır kurup yatacağız artık. Suyumuzun tamamını tükettik işte bu hiç iyi bir haber değil. Yarın sıcak basmadan bir yerleşim yerine yada yol kenarlarındaki kafelerden birine ulaşmamız gerekiyor. Zaman geçtikçe bizim program aksamaya devam ediyor, Umarım bir gün gecikme ile kalır….bu gün 550 km  yol almamıza rağmen yine de yetmedi….Gece yol yapma fikri ise bu bozuk yollarda pek mümkün olmayacak sanırım, göreceğiz.

Botum daha fazla dayanamıyor…..

dsc_0078

Ve Çözüm….

dsc_0081

Sınırı geçer geçmez Karakalpak’lılar sardı bizi. Kazak sınırı ile Nukus’à kadar olan bölgede Karakalpaklar yaşıyor. Burada ciddi bir sektör oluşmuş onlarca insan Para değişimi, Su yiyecek ve sigorta için sınırda çoluk çocuk geceliyorlar, konteynerlarda kalıyorlar. Önce Paranızı değiştiriyor sonrada su, yiyecek ve sigorta gibi temel ihtiyaçları karşılıyorsunuz çok iyi bir hizmet. En azından su sorununu çözmüş olduk. Hem de içinde buz parçaları olan petler aldık.

dsc_0221_2

Benzin Özbekte 3.000 som, bir dolar ise 4.400 som. Sınır kapısı hemen arkasında bir sektör oluşmuş. Özbek vatandaşları dolar somon değişimi, sigorta,  benzin ve yiyecek satışı yapan bir sürü stant kurmuşlar, siz girer girmez etrafını sarıyorlar. Önce para bozduruyorsunuz bir çanta para veriyorlar. 100 doların somon karşılığını bir avucunuzla kavrayamazsınız. Sonrasında ise su, benzin ve sigorta için para sayma makinası gibi sayıp dağıtıyorsunuz. Motor için 15 günlük sigortayı yedi dolar civarında yaptırdık.

Gece 100 km daha yol aldık, daha fazla gidemedik ve yol kenarında kamp yaptık.

 

6.Gün:

Karakalpak – Hiva (Özbekistan) 550km

Gece yarısı kamp kurduğumuz ıssız çorak topraklarda sabah bu manzara ile uyanıyoruz.

dsc_0082

Sabah beş gibi kalkmasına rağmen çok yol alamadan sıcaklık 35 leri buldu. Saat sekizden sonra da 40 derecelere çıktı. Aral Gölü kenarındaki Munyak’a gemi mezarlığına gitmeyi iptal ettik. Bu bize hem ilave bir gün kaybettirecek hem de günün en sıcak saatlerinde oradan geçiyor olacağımız için enerjimizi bitirebilirdi.

dsc_0223

dsc_0225_2

dsc_0230_2

dsc_0239_2

dsc_0086

Yoldaki çukurlar kuyu gibi derin….Başka bir motorla kendimi buralarda düşünemiyorum….Tenere  beni  Teee nerelere görütüyor….

dsc_0089

 

Sıcaklık arttığında ilk kaçış noktamız yine Çayhane ler…Klimalı ve Soğuk Sulu. Bu molalarda bir litre kolayı 2-3 dikişte bitirebiliyorum. Normalde eve asitli meşrubat bile almayan biriyim.

dsc_0093

Nukus à devam etmeye karar verdik ve yol üzerindeki bir kafe de yine klimalı terapi yapıp Özbek pilavı yiyoruz. Porsiyonlar çok büyük bu kadar pirinci ben normalde iki haftada yemiyorum.

İlk Özbek Plavımız ama çok başarılı değil.

dsc_0092

50 Dolar karşılığı Som’u bir elle kavramak güç.

dsc_0094

Biraz daha fazla bozdurayım derseniz çanta ile dolaşmanız gerekiyor….1 Dolar 1440 som…..

dsc_0095

Burada Türkçe daha bir anlaşılır konuşuluyor. Özbekistan’da benzin kalitesi iyice düştü 80 oktan bulabiliyoruz. Yedek depomdaki 95 oktan Rus benzini ile sürekli karışım yapmaya çalışacağım.

Soğuk Su Molası…..Matlara sardığımız suları bile ikinci defa içemiyoruz sıcaktan…..

dsc_0246 dsc_0250

 

Hiva’ya daha geç kalmamak için yola çıktık. Manetlere el değemiyorum, parmağı kesik eldiven kullandığımdan yakıyor. Yolda 80 oktan benzin almak zorunda kaldım şartlanmışım Özbek’te çok nadir 92 bulunuyor diye. Yedek roto-pax ımdaki 95 ile biraz karıştırıp oktanı yükselttim tekrar. Yolda gelirken birçok yerde 92 oktan olduğunu gördüm. Çoğunda yazar ama girersiniz yok derler dediler.

dsc_0096

Özbek saati ile öğleden önce 11:00 ve sıcaklık pik yapmış durumda. Bir an önce Hiva’ya gidip artık otelde kalmayı planlıyoruz. İki gecedir çadırdayız. Nukus û 50 km geçtikten sonra Tırcıların durduğu dinlenme noktalarının birinde iki Türk Tır şöförü ile sohbet edip sıcak saatlerin geçmesini bekledik. Gölgede 45 dereceyi gördük.

Tır şoförleri 11-12 gibi araçları parka çekip günes ısısının 17:00 gibi bir miktar etkisini kaybettiği saatlerde tekrar yola çıkıyorlar…..Tekerlekler çok ısınıyormuş….Bazılarında Klima bile yok….

 

dsc_0255_2

dsc_0260

Hiva’ya çok az kala meyve molası. Kavunlar harika çeşit çeşit….

dsc_0097 dsc_0098

1991 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine alınan Hiva’dayız. Bir zamanların ipek yolu üzerindeki en zengin köle pazarı. Hivaya bu zenginliği veren de köle pazarıdır. En sıradan Hivalı bile köle sahibiymiş. Medreselerle dolu bir Harzem şehri. Şehri 2200metre uzunluğunda kerpiç bir duvar çerçeveliyor. Şehrin tamamı bu duvar içerisinde. Hiva hanları dünyanın en yüksek minaresini inşaa etmek için başladıkları ve sadece 26m tamamlayabildikleri “Kalta Minor” hala görkemli duruyor. Dönemim güçlü Buhara emiri minarenin Buharadaki Kolon minaresinden yüksek olmamasını rica etmiş. Şehri sabahın erken saatlerini gezdik çok sakindi ama öğle saatlerine doğru çok daha yerli ve yabancı turistlerle dolup taşıyor.

Hiva’da 12 dolara Wifi olan tam antik şehrin göbeğinde bir gesthouse ta kalıyoruz. Adı Lali-Opa.

dsc_0495

dsc_0271_2

Hivadan Gece Fotografları…..

 

dsc_0282_2 dsc_0283_2 dsc_0284_2 dsc_0293_2

Pamir iznimizin olumlu olduğunu bu akşam öğrendik iyi haber. Asıl amacımız olan Pamire izin alamamak ya da izin için iki gün bile kaybetsek bu kadar hazırlık ve emek boşa giderdi. Pamir izin belgemizi Duşhanbe’den alacağız

dsc_0099 dsc_0104

 

Sabahın Erken Saatlerinde Tura başlıyoruz…Bisikletçiler her yerde……

dsc_0331_2 dsc_0333 dsc_0339 dsc_0367_2 dsc_0350 dsc_0341

Yapımı yarım kalan “Kalta Minor”

dsc_0107

 

dsc_0132

dsc_0133

dsc_0410

Hivayı Tepeden fotografladığımız Minare….

dsc_0109 dsc_0113 dsc_0114 dsc_0115 dsc_0118 dsc_0120 dsc_0123

Ahşap oymacılığı her yerde. Bu Çayhanenin tüm stunları ve Tavanı Ahşap oyma….

dsc_0124

 

dsc_0390_2 dsc_0388_2

Kısa süreliğine Hiva Hanı olalım dedik….ama sonra baktım ki parmak arası terlik ve şort objektife takılmış, olmamış….

dsc_0128

 

Ahşap Oyma Ustası…….Bu kadar ince işçilik NAS  çekmeden olmaz…bende deniyorum….3-4 dk içinde bir rahatlama geliyor tüm vücuda….HARİKA…..TR ye giderken bir kaç kg alırım artık….

dsc_0433 dsc_0463

dsc_0134 dsc_0135

Fotograflarda ayaklarım sürekli açık çıkıyor…Neden????  Yüzlece km motor üzerinde oturmaktan birleşmiyor kabadayı gibi geziyoruz sürekli…..

dsc_0138 dsc_0142 dsc_0144 dsc_0146

Bu bölgede kullanılan müzik aletlerinden bazıları…..

dsc_0147

Çok yakıştı, Kayakta giyilebilirdi ama almadık, Kırgızistanda daha güzelleri olur dedik….

dsc_0148 dsc_0152

Hava sıcak ve herkeste bir şemsiye….Şemsiyen yoksa yandın….

dsc_0157 dsc_0160 dsc_0162

dsc_0491

Hostel Bahçesinde motorlarımız….

dsc_0164

Kazakistan’da yolda tanıştığımız Rus Arkadaşlar…

Bayan Transalp kullanıyor….Helal olsun….İlk gün iç lastiği yarmış. Tabiki onun için sorun değil yaında iki mekanik var. Kendisi rota v.s. gibi ofis işleri ile ilgileniyor.

Bişkekte ise motoru tamamen bozuldu…Çok sert kullanıyordu normaldir…

dsc_0165

Şimdi bizim kahvaltı sıramız…..Bu sedirler çok rahat….Yemeği hafif açılı yiyorsun sonrada tamamen uzanıyorsun.

dsc_0168

Demlikte Yeşil çay…..

dsc_0169

7.Gün:

Hiva – Buhara (Özbekistan) 500km

Hiva şehrini öğlene kadar sıcaklık yükselmeden gezdik, kahvaltımızı yapıp yola çıktık. Buhara’ya 500 km yolumuz var. Bu gün en sıcak gün olacakmış, ve biz bu en sıcak günün en sıcak saatlerinde çölü geçeceğiz, Gölgede 50 derece.

Üç mola ile Buhara’ya hava karardıktan sonra ulaşabildik. Yolda sadece bir noktada 91 oktan benzin bulabildik. 3-5 yıl sonra bu bölgeye gelecekler süper beton otoban da seyahat edecekler. Ana yol çöl kumları üzerine inşaa ediliyor. Amuderya üzerinden bir kaç kez geçmekte çok keyifliydi. Nehir yatağı çok geniş tren ve araçların geçtiği bir köprüden geçtik, foto çekmek yasaktı maalesef.

Yol Kalitesi hiç değişmiyor….

dsc_0170

Gürcistan girişinde karşılaşan ve yola bir süre birlikte devam eden iki İngiliz bisikletçi. Biri sağlık sektöründe çalışıyor diğeri forklift operatörüymüş ama ikisi de bekar ve çocuksuz. O yüzden bisikleti uzun ve zahmetli olanı tercih ediyorlar.

Tam yola çıkarken biri tuvalet soruyor. Tuvaletler binaların dışında ve çok uzakta oluyor genelde. Tuvalet geldikleri tarafta geride uzak bir yerde işaret edildiğinde şu espiri geçiyor aramızda “Bir Bisikletçi Asla Geldiği Yolu Geri Gitmez…..”

dsc_0172

Yılın En Sıcak günü, Günün en sıcak saatleri…..ÇÖÖÖÖÖÖÖÖL….50 Derece GÖLGEDE…..Fren ve Debriyaj manetlerine el sürülmüyor. Kesik parmaklı eldiveni yerine tam koruma eldiven ile değiştiriyorum.

Sıcaklık öyle böyle değil, molalarda buz gibi aldığımız sular bir sonraki su ihtiyacımızda içilmeyecek kadar ısınıyor,  bir an evvel bitsin istiyoruz, Pamir de üşümek istiyoruz.

dsc_0178

Yol yapan işçiler sıcaktan iş makinelerini bırakmış kaçmış….

dsc_0179

 

 

8.Gün:

Buhara – Semerkant (Özbekistan) 250km

Gece BUHARA

dsc_0525 dsc_0520

 

Son Kalan Samsalarla karnımızı doyurduk….Seyyar Tandır…..Tekerlekli….

dsc_0510

 

Kaldığımız otele kişi başı 15 dolar ödedik. Rustem-Zukhra. 

dsc_0213

Otelin iç avlusu….Buhara’yı bu mistik tarihi şehti orta çağlarda olduğu gibi yaşıyoruz.

dsc_0214

Sabah erken kalkıp Masal şehri Buhara’yı gezmeye başladık. Ben daha önce böyle bir şehir görmedim. Eski bir şehir merkezi ama hala içinde yaşam var. Çok keyifli, Alibaba’yı, Nasreddin hocayı, Simbatı hatırlatıyor… İpek yolu gerçekten heyecan verici birçok yapılar ile dolu.

dsc_0180 dsc_0181 dsc_0182 dsc_0187 dsc_0188 dsc_0189 dsc_0191

Simbatın damdan dama atladığı yerler buralar herhalde….

dsc_0194 dsc_0195 dsc_0196 dsc_0198 dsc_0199 dsc_0201 dsc_0209 dsc_0210 dsc_0211

Baharat olmadan olmaz…..Armut şeklindeki kabaklar kurutulup baharat kabı olarak satılıyor.

dsc_0215

dsc_0545 dsc_0554 dsc_0565 dsc_0574 dsc_0533

dsc_0216

Bayan tek başına sırt çantası ile seyehat ediyor. Karl ise Avusturalyalı, Japonya’dan Yamaha WR 250R satınalmış ve Almanyaya kadar bu motorla gidip orada motoru satıp daha büyük hazimli bir motor alıp Afrika’ya inmeyi düşünüyor.

dsc_0218

Bu da Motoru WR250R….Konjektör problemi yaşamış…..

 

dsc_0219

 

Öğleden sonra Semerkant için yola çıktık. Yolumuz kısa 250 km. Bir Mola ile Semerkant’a ulaşıyoruz. Yolda şaşlık yapan tulumbası olan bir yerde duruyoruz. Tulumbadaki su soğuk ve içiliyormuş. Hem içtik hem duş aldık, enerjimizi geri topladık. Yoldaki çayhanelerde şaşlık 10.000 som iken Burada 4.000 som’du ama et miktarı biraz azdı. Bir öğün yemeğin size maliyeti salata ve içecek dahil yaklaşık 3-4 dolar. Semerkant büyük ve modern bir şehir havasında. Hiva ve Buhara’nın mistik havası yok. 

 

Bu sezon Türkiye’den birkaç gezgin yakın tarihlerde yola çıktık. Bizim bir kaç gün önümüzdeki Serkan Söğüt (www.ruzgarinizinde.com) ve Özhan Ünverdi’yi yakaladık ve merkezde Bahadur otel/hostel é yerleştik kişi başı günlüğü 11 dolar. Burada iki gece kalmayı planlıyoruz. Pazar sabah çok erken 500 km lik Dushanbe hedefine ulaşmayı planlıyoruz. Pamir izinlerimiz hazır zaman kaybetmeden Pamir yoluna devam edeceğiz.

IMG-20150704-WA0000

 

9.Gün:

Semerkant (Rest Day)  0km

Günün tamamını Semerkant’a ayırdık. Semerkant ipek yolu üzerindeki en önemli ve en büyük şehir. Hala ihtişamlı. Ama Hiva ve Buhara gibi mistik orta çağ şehri gibi değil, büyük modern şehir havasına bürünmüş. En ihtişamlı yapı Registan. Registan “Kumlu Yer” demek. Registan 3 Medreseden oluşur. Uluğbey Mederesesi (1417-1420). Bu medrese 15. Asrın en iyi din adamı yetiştiren medresesiydi. Şerdor Medresesi (1619-1639), Tilya Kori Medresesi (1646-1660). Bu medreseler yüksek seviyedeki din adamlarını yetiştiren okullardır.

dsc_0233

 

dsc_0234

 

dsc_0602 dsc_0601

dsc_0235

 

Registan ve Timur Mozalesi girişi ücretli. Timur mozalesi girişi bir kişi 12.000 som yani 3 dolar. Registan girişi de ücretli 10.000 som. Uzaktan Görülen Timur Mozalesi

dsc_0610

Timir Mozalesi

dsc_0220 dsc_0221 dsc_0225 dsc_0226

 

Timuz Mozalesi  içi

 

dsc_0631 dsc_0632 dsc_0639

Bibi Hanım Camii Orta Asya mimarisinin en büyük eserlerinden biridir. Timurun son zamanlarında inşaatıyla ilgilendiği devasa bir camiidir. Timur bu camiyi eşi adına yaptırmıştır. Bu camii yapan Mimar bir süre sonra inşaatı yavaşlatır. Nedeni sorulduğunda ise Timur’un eşi yanağından öptürmezse Camiyi bitirmeyeceğini belirtir.

dsc_0227

Markette kıymanın kilosu 6 dolar. Bu bölgelerde et 5-6 dolar/kg civarında.

dsc_0652

dsc_0668 dsc_0676  dsc_0231dsc_0228

 

Özbek pilavını birde burada yiyelim dedik en iyi yapan bir yer bulduk pazarın arkasındaki otobüs terminali hemen sonrasındaki dükkanların birinde. Porsiyon çok büyük ama bitirdik. Bir aylık pilavı bir seferde götürdük sanırım.

dsc_0232

dsc_0685

dsc_0688

Dolar-som endeksi pazarda 4.400’ çıkmış. Bir tomar para ile geziyoruz yine yettiremiyoruz. Daha fazlasını da taşımak güç poşetle dolaşmak gerekiyor. Bu gün pazarda seyyar ayakkabıcıların birinde her ikimizin de kopan bot tabanını yapıştırttık. Fiyatı önceden sormadık diye mi bilmiyoruz, benimki için 15.000 som, diğerine dikiş attığı için 30.000 som istedi. Pazarlıkla 40.000 som à anlaştık, yaklaşık 9 dolar, Özbekistan için pahalı Kazıklandık

 

10.Gün:

Semerkant – Duşhanbe (Tacikistan) 470km

Bu günkü yolumuz 470 km. Dushanbe’ye en yakın kapı olan Penjikent kapısı yol çalışmaları nedeniyle kapalı ama 2015 sonunda tamamlanması hedefleniyor. O yüzden Tacikistana biraz güneyden Denau kapısından girip Dushanbe’ye ulaşacağız. Kişi başı 30 dolara Pamir iznini bizim adımıza alan kişi ile görüşüp ertesi gün Pamir’e doğru süreceğiz. Bu izni eğer Duşhanbe’de 1,5-2 gün harcamayı göze alırsanız kendiniz Dışışlerine başvurup 3 dolara alabiliyorsunuz. Aynı İzni eğer Pamir’e Bişkek tarafından girerseniz de 10 Doalra alabilirsiniz.

Bu gün ilk kez otuz dereceleri gördük. Semerkant’tan çıktıktan hemen sonra yine karlı dağları görmek mutlu etti bizi. Hava sıcaklığını da Semerkant’ın zirvesinde 30’lu derecelere düştüğünü gördük.

Ara ara yol yapım çalışmaları olsa da yol genelde çok iyiydi. Özbekistan sınır geçişinde tam bir eziyet. Tüm çantaları boşalttırıp didik didik ediyorlar, her şeye bakıyorlar, fotoğraflara bile. Sıcak ve yorgun olunca çekilmiyor bu yaptıkları. Neyse sonunda çok fazla vakit harcamadan geçtik bu sefer Tacikistan’da,  Yeşil pasaporta vize gerekirdi gerekmezdi derken bir saatte öyle kaybettik. Yol parası 10 dolar verdik. Tacikistan Özbekistan’a göre daha düzgün bir ülke, yollarından hemen belli oluyor, profil birden değişiyor, arabalar v.s.  

 

Duşhanbe’de bizi karşılayan Şukrullah (Solumdaki)  ve kuzenleri….

dsc_0237

Her şey çok güzelde şu trafik sorunu bu bölgelerde hep aynı. Önünüzdeki aracın ne yapabileceğini kestiremiyorsunuz, her An önümüzde U dönüşü yapabilir ihtimali ile motor kullanıyoruz. Yola atlayan insanlarda var tabi, çok dikkatli sürmek gerekiyor. Hiva’da Nas denemiştim çok hoşuma gitmişti,  Şükrullah’ın kuzenini de çekerken görünce tekrar denedim, bu sefer dil altına çok daha iyi yerleştirmişim ki çok değil 2 dk sonra ayak uçlarıma kadar uyuşturdu.

Pamir vizesini alan arkadaşımız Şükrullah ve kuzeni Bahtiyar bizi karşıladı, otelde kalmak istediğimizi defalarca söylememize rağmen bizi aldı evine götürdü. Motorları garaja koydular, süper bir iftar sofrası sonrası tüm kardeş ve kuzenleriyle oturduk sohbet ettik. Akşam Duşhanbe’yi gezdirdiler. Şu ana kadar hiç böyle ağırlanmamıştık. Tacik bir ailenin evinde misafir olmak, onları tanımak çok keyifliydi.

dsc_0722 dsc_0728 dsc_0736 dsc_0746

Gece Başka şeylerde denedik……

dsc_0759

Pamir Vizemiz Şukrullah sayesinde hazır. Zaman kaybetmeden yola devam edebileceğiz.

dsc_0241

 

 

11. Gün:

Duşhanbe – Khumb 450km

Sabah Bahtiyar Uğurluyor bizi….

Sabah dokuz gibi yola çıkıyoruz. Duşhanbe’den çıkmak biraz sıkıntılı trafik çok yoğun ve iki büyük pazarın içinden geçtik. Tabiki yoldan ama Pazar yollara taşmış. Az kalsın birini eziyordum minibüsün önünden atladı önüme ve nasıl durabildiğimi bende bilmiyorum. Motorun kafası kopacak gibi titredi sanki.

dsc_0242

Tacikte bir dolar 6,52 TJS ve bir litre 95 oktan benzin 5,3 ila 5,5 TJS arasında. 

dsc_0243

Kulob’a  girmeden önce yemek ve su molası verdik. İnsanlar çok misafirperver, yol kenarına dinlenme amaçlı uzanmıştım genç arkadaşlardan biri eve gidip döşek ve yastık getirdi yere serdi buna yat dedi. Bize taze kayısı ikram ettiler, 

Kulob sonrası tırmanış var. Geçidi geçer geçmez hem asker hem polis ayrı kontrol yapıyor sanki sınır geçiyoruz. Kulob’tan sonra Afkan sınırına kadar yol tırmanış ve stabilize, yeni asfalt nerede başlıyor henüz göremedik. Daha tırmanışta 1200 Tenere arka çantalarına yapılan paslanmaz benzin taşıyıcının diğeri kırıldı benzin bir süre spanzenet kayışa asılı sürüklendi. İkisini de çıkardık, benzini benim roto-pax’a aktardık. 

dsc_0763 dsc_0764

dsc_0245 dsc_0246

Yol kalitesi hiç düzelmedi….

Stablize yola devam, karşıdan gelen araçların tozundan 3-4 sn yolu göremeden gidiyorsun, toz duman içinde kaldık. Hele birde seni sollayan bir araç oldu mu durman beklemen gerekiyor yada ondan daha hızlı gitmen. 

dsc_0248

Hala asfalt yola kavuşamadık,  burada lastik yarılmasa iyi, hemen Karşısı Afganistan toprakları. Ben nispeten hızlı gidebiliyorum ama Tenere 1200 é göre değil bu yollar, zorlanıyor.

dsc_0770 dsc_0773 dsc_0795 dsc_0808 dsc_0810 dsc_0811

dsc_0250 dsc_0254 dsc_0256 dsc_0258 dsc_0259 dsc_0260

Vadi mükemmel Nehir mükemmel. 350km Panj nehri boyunca Afganistan köylerini karşı kıyıda görerek Khorog’a kadar süreceğiz. Ne işim var burada hiç demedim, Ama bir kez daha gelir miyim? Evet gelirim, daha az çöl daha çok yüksek irtifa rotası takip ederek.
Normalde vadiden Nehir boyunca gitmem gerekiyordu ama bir ara köprüden karşıya geçtim Afgan tarafı zannedip durdum ve sordum. Hala Tacikteymişim meğer küçük bir nehir kolu geçmişim. 

dsc_0261 dsc_0262

 

 

Ve iyi haber asfalt başladı şimdi manzaranın keyfini çıkaracağız. Vadide bir ara üşümeye bile başladım özlemişim üşümeyi.  Metrelerce yüksekten akan cılız bir şelalenin altında bir müddet durup ıslandım,  kendime geldim artık. Pamir öncesi 50 dereceli sıcak günleri yavaş yavaş unutup kendimi sıfırlı derecelere hazırlıyorum. 

 

 

dsc_0267 dsc_0268

Vadinin Tacik tarafı daha hareketli daha fazla yaşam insan ve köy var Afganistan tarafı ise daha çok sekiz on haneli köyler ve sayısı çok az. Yolları yok gibi bir şey Ama Tacik tarafında asfaltlama başlamış ve nehre paralel bölgede büyük bir bölümü asfalt. Yolun sonlarına yakın bir yerde pasaport kontrolü var, daha bu noktadan bile Pamir iznine bakıyorlar. Tacikte de ara ara kontrol noktaları var. Daha düne kadar klima sabaha kadar açık uyurken bu gün hostelde kalın yorgana sarılmaya başladık. Şu anda bulunduğumuz bölgedeki dağların tepelerinde hala kar var.

Hava karardı Son noktadayız. Bundan sonraki hedefimiz Murgob  548km

dsc_0270

 

Bu gün 450 km yapabildik. Hava karardı ve Khumb ta hostele yerleştik. Yolun bazı bölümlerinde ara ara yine stabilizeye düştük ama bu vadi için değerdi. Kaldığımız Hostel…..

dsc_0849

Motorlar Sol Üstte…..

dsc_0851

Soframız Hazır….

dsc_0826

Buda akşam yemeğimiz Mantı….

dsc_0833

dsc_0271

dsc_0831

dsc_0830

 

 

12. Gün:

Khumb – Murghab 550km

Buradan Murghab 550 km mutlaka bu yolu gitmeliyiz.  Yarın tamamen m41 yani Pamir Highway den süreceğiz. Asfalt olduğunu biliyoruz hava kararmadan tüm Pamir bölgesini görmüş oluruz. 

İlk kez sabah kalktığımda üşüdüm. Montla kahvaltı yaptım. M41 hayalimiz yine suya düştü çünkü yol asfalt falan değil, Khorugh à kadar yine ara ara asfalt ama stabilize yol, yine yerleşim yerleri var ve bu bölgedekiler daha büyük şehirler. Benzin fiyatı Pamir’e doğru gittikçe artıyor. Duşhanbe’de 5,50 olan benzini Khorugh’ta 6,20 aldık, 7 ye kadar çıkacak. 

dsc_0276

Hostelden Sabah Görüntüleri…..Deli gibi akan bir kol Panjı  besliyor…..

dsc_0278dsc_0272

Merkez…..

dsc_0275

dsc_0277

 

Khorug’tan sonra gerçek asfalta kavuştuk ama fazla sürmedi tırmanışla birlikte yine stabilize ve kamyonların bozduğu kötü zeminle karşılaştık. 

Bu gün  12 saat motor sürdük ama 440 km yol yapabildik. Kollarımız ağırdı sarsılmaktan. Murghab’a 110 km kalmıştı ama gidemedik hava karardı, başım ağırmaya midem bulanmaya başladı. Yüksek irtifa halsizlik nefes alamam beni yordu ve Pamirin orta yerinde kamp attık.

dsc_0302 dsc_0300

dsc_0299

dsc_0297

dsc_0279

 

Afgan köyü….

dsc_0280

 

Çeşme başında Güzel bir mola…….Artık hava serin ve her yerde su var…..Hala Panj nehri boyunca yola devam ediyoruz….Hedeflediğimiz noktaya Khorog’a kadar ulaşamayacağız

dsc_0891 dsc_0894 dsc_0903 dsc_0907 dsc_0908

Sık Sık gördüğümüz manzaralar…..Suların götürdüğü yol….

dsc_0909

İkimizde düşmeden geçebildik…..

dsc_0911

dsc_0281 dsc_0296

 

 

İki araç yan yana geçemiyor….

dsc_0294 dsc_0291

Artık su bol…her yerde içilebilir…

dsc_0287 dsc_0285 dsc_0288dsc_0283 dsc_0282

dsc_0306

 

dsc_0308

dsc_0924

dsc_0926

Artık hava iyice karardı….Bir an önce kamp kurmamız gerekiyor. Murghab’a ulaşamayacağız.

dsc_0310

dsc_0309

Hava soğuk 5 derece civarında çadıra kendimi zor attım. Başım deli ağrıyor. Uyutmuyor. Bir an önce sabah olsun istiyorum. Uykusuz kalmayı bile tercih ediyorum. Gece yarısı ağrı kesici aldım ama geçmedi arkasında Novalgin aldım ve uyuya kalmışım. Baş ağrısı biraz dindi ama hala yüksek rakım nefes kalitesini etkiliyor. Arada bir  derin nefes alma ihtiyacı duyuyorum.

dsc_0922

 

13. Gün:

Murghab – Oşh (Kırgızistan) 600km

Sabah saat altı sıcaklık 5 derece. Gece uyuyamadık. Hemen toparlanıp yola çıkıyoruz

 

dsc_0311

 

dsc_0931 dsc_0935 dsc_0943 dsc_0948

 

dsc_0318

 

Murgap öncesi muhteşem bir vadi…..sonunda biraz yeşillik gördük…..

dsc_0953

dsc_0320dsc_0957 dsc_0962

Rakım yüksek ve biz bu seviyeye çok hızlı tırmandık. Son 100 km asfalt kalitesi daha iyi. Murghab’a yaklaştıkça, Kırgızlara daha çok rastlar olduk. 

Murghab büyük bir yerleşim yeri ama benzinliklerde kova ile benzin veriliyor. 

dsc_0323 dsc_0326 dsc_0327

Benzinimizi kova ile aldıktan sonra öğle yemeği kahvaltı karışımı bir şeyler yapmak için pazarı sorduk ve alışveriş yaptık. Pazar dediğimiz 6-7 konteyner içinde dükkanlar ve birkaç tane de dışarda tezgah açan pazarcı var. Mutlaka süt ürünleri, Et ve meyve oluyor pazarda. İncik boncuk sadece turistik bölgelerdeki pazarlarda var. Bu tarz yerlerde daha çok ihtiyaç olan ürünler satılıyor.

dsc_0329 dsc_0330 dsc_0331 dsc_0332

 

Murgap tan çıkıyoruz…

 

dsc_0314

dsc_0315

dsc_0316

dsc_0317

Bizim dilimizi Kırgızlar anlayabiliyorlar. Yoğurt,  ekmek, domates vs. Aldık. Yolda Akbaytal 4600 m geçit tabelası önünde de bir güzel yedik. 

dsc_0975

dsc_0335

dsc_0978dsc_0338 dsc_0341 dsc_0342 dsc_0343 dsc_0344

Murghap’tan sonra M41 yoluna devam ediyorum. Tacik sınır geçişinde askerde sorun olmadı ama polis bir belgenin eksik olduğunu söyledi. Bize girişte söylenmedi dedik, Duşhanbe’ye telefon edelim dedik o ara yumuşadı internete bakın gidince dedi ve bizi gönderdi. Yoksa 58 dolar verecektik. Dolarımız da yok deyince üstelemedi

dsc_0345

 

Sınır öncesi ve sonrası yol kötü. Sınır öncesi tırtıklı yol bizi çok yordu gidonu tutamıyordum hızlı giderek titresimi aza indirdim. Sınır sonrası 40 km daha kötü sonrası asfaltmış.
Tacikistan sınır geçişi sonrasında 18 km sonra Kırgızistan gümrüğü geliyor. Aradaki yol çok bozuk. Motor başı 11 dolar yol parası ödedik. Yaklaşık 22km sonra ise mükemmel bir asfalt şu ana kadar Türkiye’den çıktıktan sonra görmemiştik.

 

dsc_0347

 

dsc_0993 dsc_0995 dsc_0997 dsc_1000 dsc_1002 dsc_0001

Tacikistan-Kırgısiztan ara bölgesindeki Kırgız çocuklar. Biraz tepede bir noktada el salladılar  bende durdum. Yanıma çağırdım koşa koşa geldiler. Hiç korkmadan….Pazardan aldığım kocaman kurabiyeleri veriyorum birer tane çok mutlu oluyorlar.

dsc_0348

Kırgızistan’a girişte Yemyeşil bir doğa karşıladı bizi. Coğrafya tamamen değişti. Pasaport kontrolündeki gümrük memuru zorla kımız içirdi. Daha sınırdan girer girmez çadırlı Kırgızlar her yerde.

dsc_0350 dsc_0351 dsc_0352 dsc_0353 dsc_0354

 

Mükemmel bir asfalt yolda 600 km sonra Osh’a geldik.

dsc_0006

 

Osh otelde ekonomik odada kişi başı 12 dolar ödedik. Otelin havuzu ve Wifi si var. Nasıl olduysa bu gün programın önüne geçtik. Programa göre Murghab’ta ve Karakol gölü kenarında bir gün konaklamayı iptal etmiş olduk

dsc_0063 dsc_0065

 

14. Gün:

Oşh – Toktogul (Kırgızistan) 330km

 

Günün yarısını tamamen Oşh pazarına ayırdık. Oşh parazı devasa bir alana yayılmış onlarca Konteyner içinde  dükkanlar var. Meyveden, dikiş makinasına kadar her şey var. Fergana vadisi en büyük şehri bütün meyveler yetişiyor. Yanımıza çok şey alamıyoruz ama birer ikişer pazar da gezerken yemeye çalışıyoruz. 

dsc_0040 dsc_0027 dsc_0026 dsc_0022 dsc_0019

Kurut dedikleri….Bizdeki Keş

dsc_0018

 

Oşh pazarında üfürükçü bile var…..

 

dsc_0055

dsc_0052

dsc_0047

Bir dolar 62.20 Krıgız somu Bankada. 95 oktan benzin ise 43.5 som. 92 oktan 39 som.

dsc_0359 dsc_0360

 

dsc_0075 dsc_0085 dsc_0087

 

dsc_0068

Otelden öğlen ayrılıp yine M41 üzerinden Celalabat yolundan Bişkek’e doğru gidiyoruz. Üzgen’de mola verip Samsa ve Mantı yiyoruz.

dsc_0361 dsc_0362 dsc_0366

Pamir geçisi sıfır km taktığım lastiklerin durumu… Tamamen yarılmadığına şükrediyorum… Ucuz atlatmışız….Parça koptu kopacak….

dsc_0367 dsc_0368 dsc_0369

 

Bu bölgede her adımda mutlaka Samsa var. 3.000 metre üzerinde bir geçitten geçiyoruz. Yol geçiş ücreti olarak 150 somon bir motor için aldılar. Ne olduğunu bilemedik.  Çok gitmeden Toktogul’e geldik. Çok büyük ve berrak suyu var. Hemen bir iniş bulup motorlarla kıyısına kadar gidip göle girdik. Su harika, hava mükemmeldi. Hava kararmadan makarna yapıp yedik.

 

15. Gün:

Toktogul  – Bişkek (Kırgızistan) 350km

Sabah göl daha bir güzeldi. Kaldığımız yerden 10 km uzakta su için durduğumuz da iki Bulgar motorlu ile karşılaştık ilk kez Tenere 660 gördüm (Serkan Söğütün dışında), 80 küsürbin km de. Ama neredeyse full modifiye, amortisör, gidon,  egzost, sele, kuyruk v.s ağır ne varsa kesmiş atmış.

dsc_0371

dsc_0096 dsc_0116 dsc_0119 dsc_0123

 

dsc_0372 dsc_0373

 

dsc_0374 dsc_0375 dsc_0376

M41 üzerinde devam ediyoruz.  Tırmandıkça üşüdüm bir kat giyindim. Her 50 metrede bal satan köylüler, Alpler gibi muhteşem manzaralar. Kahvaltımızı kımızla yaptık, koca taslara dolduruyorlar bir seferde dikiyorsun hepsini.

dsc_0377 dsc_0378

dsc_0147

dsc_0379 dsc_0380 dsc_0381 dsc_0382

Kımızın yayıldığı deri düzenek…Bizdeki Yayık mantığı…..Her kes kımız ikram ediyor….Kimse uyarmıyor bir gün sonra tuvaletten çıkamazsın diye….Neyse ki Son durak Bişkek ve motorsuz bir gün geçirdik….

dsc_0384 dsc_0385 dsc_0386

 

dsc_0141

dsc_0133

Burada her şey hayvan ürünleri…Yağ makinası

dsc_0387

At, Avrat, Silah……

Motor, Kımız,…..olmadı galiba….

dsc_0388 dsc_0389 dsc_0391 dsc_0392 dsc_0393 dsc_0394

 

dsc_0173 dsc_0165 dsc_0158 dsc_0176 dsc_0193

3100 metrelerde hava on dereceye düştü.

dsc_0395

Avusturya!da yaşan buraya tatile turla gelen bir Türk plakayı fark edip turdaki Avusturyalı arkadaşları ve eşi ile tanıştırıyor. Bende bulunca zirvede bir fotograf istiyorum çok nadir karelerden biri…ben ve motorum…

dsc_0398

Koyun, inekten fazla At var burada….Kımızda sütten çok zaten

dsc_0399 dsc_0400

dsc_0401

Öğle yemeğini Kırgız çadırında alıyoruz. Bir kurdak yemeği (Kemikli Kuzu eti) ve çay 265 som. Kurdak bir tabak dolusu kemikli kuzu eti bol yağlı. Çay ise çaydanlıkta. Hava yirmi derece zirveye göre çok daha sıcak hiç ayrılası gelmiyor insanın. 

Zirve sonrasında Max 50km olan yerde 100 km ile yakalandık,  hemide kımızlı.  3000 som cezayı 15 dolar rüşvetle atlattık

 

Yemek Molası……Kırgız Çadırı

dsc_0402

dsc_0210 dsc_0201 dsc_0213 dsc_0221

Çadırda yemek servisi yapan Ailenin çocukları…..

dsc_0199 dsc_0196

dsc_0403 dsc_0404

Bişkek öncesi ikinci Geçit….Too-Ashu Pass (3400 m)..Muhteşem bir geçitti Zirve de tünel var, tünel öncesi 3-5 sn kadar yağmur bile yedik….

dsc_0406

Bişkek’e girmeden küçük bir mola…..Trafik çok yoğun ve hız sınırı 50 km…

Kafeyi işleten ailenin oğlu yine bir Türk dostu genç arkadaş…..

dsc_0235

Bişkek’te tanıdık aracılığı ile merkeze çok yakın bir ev ayarladı bize Muslim bey. Bir gece fiyatı 40 dolara daha ucuz olanları da varmış. Çok temiz ve rahat. Finali böyle yapmak iyi oldu.

dsc_0241

Ama 4 km ileride diğer arkadaşlarımızın Otel/Bar/Restaurant ve Motor tamirhanesi konsepti olan bir yerde geceliği 10 dolara kaldıklarını öğrendik. Orta Asya turu için Bişkek orta nokta sonrasına devam edenler veya geri dönecekler için motor bakım noktası. Tam 7.500km de Bişkek merkezine ulaşmıştık ki bu motorların yağ değişim km si demek.

dsc_0305 dsc_0307 dsc_0310

 

BİŞKEK TURU…

dsc_0265 dsc_0269 dsc_0271 dsc_0247 dsc_0248

 

 

Artık benim için tur bitmiş kazasız sorunsuz bir şekilde tamamlanmıştı. İki haftalık tatilim boyunca geri dönmeden sürekli gitmek çok keyifliydi. Bu yöntemi daha sonraki uzun yol planlarım içinde kullanabilirim. Çünkü iki haftalık izinde gidip geri dönülebilecek her yere gittim sayılır.

Bundan sonraki aşama Arkadaşım Zeki’nin yine aynı şekilde geri dönmesini beklemek olacak. Umarım oda keyifli bir turla planını gerçekleştirir. 

 

Bizi Bişkek’te ağırlayan Müslüm kardeşimize çok teşekkür ediyoruz. Beni gecenin üçünde aracıyla Havalimanına bıraktı…..

dsc_0408

2 Yıl önce Karadenizin Çevresini dolaşırken Elbruz dağına 3700m ye kadar çıkmış ama zirvesini görememiştik. Uçakla geçerken yakaladım…..Kanadın hemen altında….

dsc_0411

 

 

4 comments

  1. bülent erden

    tebrik ederim harika bir rota ve anlatım.
    Akçakoca ya sık sık geliyorum umarım birgün tanışırız.

    • Ahmet Gümüş
      Author

      Bülent bey merhaba,
      Beklerim, iletişim bilgilerim Web sayfasında mevcut.
      Kazasız yolculuklar dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir